I take a bath every other day.
İki günde bir banyo yaparım.
It's time to take a bath.
Şimdi banyo yapma zamanı.
Nobody's taking a bath right now.
Şimdi hiç kimse banyo yapmıyor.
My father has just come out of the bath.
Babam az önce banyodan çıktı.
My bath towel was wet, so it was of no use.
Banyo avlum ıslaktı, bu yüzden faydası yoktu.
Is the bath ready?
Banyo hazır mı?
The bath is ready.
Banyo hazırdır.
Is the bath clean?
Banyo temiz mi?
Take a bath and then go to bed.
Banyo yap ve sonra yatmaya git.
I was taking a bath.
Banyo yapıyordum.
When I was taking a bath, the telephone rang.
Banyo yapıyorken, telefon çaldı.
I'm taking a bath.
Banyo yapıyorum.
I'm going to take a bath.
Banyo yapacağım.
I was just about to take a bath.
Banyo yapmak üzereydim.
After taking a bath, I drank juice.
Banyo yaptıktan sonra meyve suyu içtim.
I took a bath and then had a glass of beer.
Banyo yaptım ve sonra bir bardak bira içtim.
Did you take a bath?
Banyo yaptın mı?
No one's in the bath.
Banyoda kimse yok.
I'm in the bath.
Banyodayım.
I was in the bath.
Banyodaydım.
Would you like a room with a bath or a shower?
Banyolu bir oda mı ya da duşlu bir oda mı istersiniz?
We'd like a room for two with a bath.
Banyolu iki kişilik bir oda istiyoruz.
Single with bath, right?
Banyolu,tek kişilik,tamam mı?
There's only one bath towel in our bathroom.
Banyomuzda sadece bir banyo havlusu var.
I have prepared your bath.
Banyonu hazırladım.
Your bath is ready.
Banyonuz hazır.
I sometimes hear my father singing in the bath.
Bazen babamın banyoda şarkı söylediğini duyarım.
I warmed myself in the bath.
Ben banyoda kendimi ısıttım.
May I take a bath?
Ben bir banyo yapabilir miyim?
I want to take a bath.
Ben bir banyo yapmak istiyorum.
I usually take a bath after dinner.
Ben genellikle akşam yemeğinden sonra banyo yaparım.
I take a bath every morning.
Ben her sabah banyo yaparım.
I always take a bath before going to bed.
Ben her zaman yatmadan önce banyo yaparım.
I prefer to bath in the morning.
Ben sabah banyo yapmayı tercih ederim.
I was taking a bath when you called me.
Beni aradığında banyo yapıyordum.
I want a bath.
Bir banyo istiyorum.
Take a bath.
Bir banyo yapın.
I felt quite refreshed after taking a bath.
Bir banyo yaptıktan sonra oldukça zinde hissettim.
I need a bath.
Bir banyoya ihtiyacım var.
After taking a bath, Tom ate dinner.
Bir duşun ardından Tom akşam yemeğini yedi.
Most Japanese take a bath every day.
Birçok Japon her gün banyo yapar.
When one takes a bath, the telephone rings.
Biri banyoya girdi mi, telefon çalar.
I was about to get in the bath when I heard someone knocking on the door.
Birinin kapıyı çaldığını duyduğumda banyoya girmek üzereydim.
Today I have to give my cat a bath.
Bugün kedimi yıkamam gerekiyor.
The apartment consists of three small rooms and a bath.
Daire üç küçük oda ve bir banyodan oluşuyor.
The doctor told Tom not to take a bath for a week.
Doktor Tom'a bir hafta boyunca banyo yapmamasını söyledi.
After taking a bath, I drank some soft drink.
Duş aldıktan sonra biraz meşrubat içtim.
I take a bath once a day.
Günde bir kez banyo yaparım.
How many times a week do you take a bath?
Haftada kaç kez banyo yaparsınız?
I have a bath every day.
Her gün banyo yaparım.
I like to take a hot bath every night before bed.
Her gece yatmadan önce sıcak bir banyo yapmaktan hoşlanırım.
You had better take a bath to get warm.
Isınmak için bir banyo yapsan iyi olur.
Whose turn is it to give the dog a bath?
Köpeğe banyo yaptırmak için kimin sırası?
Please take a bath.
Lütfen banyo yapın.
Please give the baby a bath.
Lütfen bebeğe banyo yaptırın.
Could you please give the baby a bath?
Lütfen bebeği yıkar mısın?
Tom was in the bath when Mary arrived.
Mary geldiğinde Tom banyodaydı.
Tom prefers to take a shower in the morning while Mary prefers to take a bath just before going to bed.
Mary tam yatmadan önce banyo yapmayı tercih ederken Tom sabahleyin duş almayı tercih eder.
Why don't you have your bath now?
Neden şimdi bir banyo yapmıyorsunuz?
I take a bath almost every day.
Neredeyse her gün banyo yaparım.
I was taking a bath when he came.
O geldiğinde, banyo yapıyordum.
He takes a bath each morning.
O her sabah banyo yapar.
He takes a bath every morning.
O her sabah banyo yapar.
She's in the bath.
O, banyodadır.
She is giving the baby a bath.
O, bebeği yıkıyor.
He has a bath every morning.
O, her sabah banyo yapar.
She has a bath every morning.
O, her sabah banyo yapar.
Does the room have a bath?
Odanın bir banyosu var mı?
The hot bath relaxed my muscles.
Sıcak banyo kaslarımı gevşetti.
A hot bath made me feel much better.
Sıcak bir banyo beni çok daha iyi hissettirdi.
I refreshed myself with a hot bath.
Sıcak bir banyo ile kendimi ferahlattım.
He took a hot bath and turned on the TV.
Sıcak bir banyo yaptı ve TV'yi açtı.
The hot bath relaxed her.
Sıcak bir banyo, onu rahatlattı.
There is only one bath towel.
Sadece bir banyo havlusu var.
I think I'll take a bath tonight.
Sanırım bu gece banyo yapacağım.
A cold bath refreshed him.
Soğuk bir banyo onu canlandırdı.
Because of the water shortage, I couldn't take a bath.
Su sıkıntısı nedeniyle, banyo yapamadım.
Single with bath, please.
Tek kişilik banyolu ada, lütfen.
I was taking a bath when the telephone rang.
Telefon çaldığında banyo yapıyordum.
I was having a bath when the telephone rang.
Telefon çaldığında banyo yapıyordum.
Tom hasn't taken a bath since three weeks ago.
Tom üç hafta öncesinden beri banyo yapmadı.
Tom almost always takes a bath before dinner.
Tom akşam yemeğinden önce neredeyse her zaman banyo yapar.
Tom is taking a bath now.
Tom şimdi banyo yapıyor.
Tom is taking a bath.
Tom banyo yapıyor.
Tom gave the baby a bath.
Tom bebeğe banyo yaptırdı.
Tom didn't take a bath last night.
Tom dün gece banyo yapmadı.
Tom took a bath last night.
Tom dün gece banyo yaptı.
Tom hasn't taken a bath in week.
Tom hafta içinde banyo yapmadı.
Tom takes a bath at least three times a week.
Tom haftada en az üç kez banyo yapar.
Tom takes a bath every evening after dinner.
Tom her akşam yemekten sonra bir banyo yapar.
Tom gave his dog a bath.
Tom köpeğine banyo yaptırdı.
Tom takes a bath almost every evening.
Tom neredeyse her akşam banyo yapar.
Tom looked out the window at the snow while he was sitting in the hot bath.
Tom sıcak banyoda oturuyorken karda pencereden dışarı baktı.