"Is that Tom calling again?" "Yes. He calls every evening these days. I shouldn't have given him my number."
"Arayan Tom muydu yine?" "Evet. Bu günlerde her akşam arıyor. Ona numaramı vermemeliydim."
I wouldn't be calling if it werenât important.
Önemli olmasa aramayacaktım.
Thanks for calling.
Aradığınız için teşekkürler.
I was calling my friend.
Arkadaşıma telefon ediyordum.
I've been calling Tom all morning, but I can't get a hold of him.
Bütün sabah Tom'u arıyorum fakat onunla bağlantı kuramıyorum.
Are you calling me stupid?
Bana aptal mı diyorsun?
He insulted me by calling me a donkey.
Bana eşek diyerek beni aşağıladı.
Stop calling me Tom.
Bana Tom demekten vazgeç.
Are you calling me a liar?
Bana yalancı mı diyorsun?
I'm calling you on behalf of Mr. Simon.
Bay Simon tarafından arıyorum sizi.
Thanks for calling me.
Beni aradığınız için teşekkürler.
She won't stop calling and texting me.
Beni aramaktan ve bana mesaj atmaktan vazgeçmeyecek.
Someone was calling my name.
Biri benim adımı sesleniyordu.
Someone is calling for help.
Biri yardım istiyor.
I heard someone calling my name.
Birinin adımı seslendiğini duydum.
Someone seems to be calling me.
Birisi bana sesleniyor gibi geliyor.
Someone is calling you.
Birisi sizi arıyor.
He heard someone calling for help.
Birisinin yardım çağrısında bulunduğunu duydum.
We must avoid calling on others without an appointment.
Biz, randevusuz başkalarını ziyaret etmekten kaçınmalıyız.
Don't bother calling for help.
Boşuna yardım isteme.
I'm calling from Boston.
Boston'dan arıyorum.
I'm calling Boston.
Boston'u arıyorum.
I'm sorry for calling so late.
Bu kadar geç saatte aradığım için üzgünüm.
You reach him by calling this number.
Bu numarayı arayarak ona ulaşabilirsin.
This is Tom calling.
Bu Tom arıyor.
I didn't feel like calling Tom.
Canım Tom'u aramak istemedi.
You should tell Tom that Mary would prefer it if he would quit calling her.
Eğer Tom Mary'yi aramaktan vazgeçerse, Mary'nin bunu tercih edeceğini Tom'a söylemelisin.
I am calling my brother.
Erkek kardeşimi arıyorum.
I'm calling security.
Güvenliği arıyorum.
How many people are you planning on calling?
Kaç kişi aramayı planlıyorsun?
I wish you would stop calling me Tom.
Keşke bana Tom demekten vazgeçsen.
I wish you would start calling me Tom.
Keşke bana Tom demeye başlasan.
Who are you calling?
Kimi arıyorsun?
He was running and calling for help.
Koşuyordu ve yardım istiyordu.
I'm calling because I've lost my credit card.
Kredi kartımı kaybettiğim için arıyorum.
Why's everyone calling me Tom?
Neden herkes bana Tom diyor?
Where are you calling from?
Nereden arıyorsun?
He lost his temper and began calling me names.
O kendini kaybetti ve bana kötü sözler söylemeye başladı.
Would you mind calling him for me?
Onu benim için arar mısın?
Would you mind calling him to the phone?
Onu telefona çağırır mısınız?
I heard her calling from the kitchen.
Onun mutfaktan seslendiğini duydum.
How about calling it a day?
Paydos edelim mi?
What do you say to calling it a day?
Paydos etmeye ne dersin?
I'm calling the cops.
Polisleri arıyorum.
I'm calling to confirm your appointment.
Randevunu teyit etmek için arıyorum.
I've been calling you for hours.
Saatlerdir seni arıyorum.
Didn't you hear me calling you?
Seni çağırdığımı duymadın mı?
I'm calling you.
Seni arıyorum.
I think you know why I'm calling you.
Seni neden aradığımı bildiğini düşünüyorum.
A Mr. Kimura is calling you.
Sizi Bay Kimura diye birisi arıyor.
Please excuse me for calling you so early in the morning.
Sizi sabah çok erken aradığım için lütfen beni bağışlayın.
Tom isn't calling.
Tom aramıyor.
Tom heard someone calling his name.
Tom birinin adını çağırdığını duydu.
Tom is calling back.
Tom geri arıyor.
Tom is calling Mary.
Tom Mary'yi arıyor.
Tom scolded Mary for not calling to say she'd be late.
Tom Mary'yi geç kalacağını söylemek için aramadığından dolayı azarladı.
Tom decided it was time to try calling Mary again.
Tom Mary'yi tekrar aramayı denemenin zamanı olduğuna karar verdi.
Tom heard someone calling him.
Tom ona seslenen birini duydu.
Tom is calling you.
Tom seni arıyor.
Tom is accustomed to calling up girls on the telephone.
Tom telefonda kızları aramaya alışkındır.
I'm calling Tom.
Tom'u arıyorum.
I'm calling from Tom's.
Tom'un mekanından arıyorum.
I'm calling from Tom's place.
Tom'un mekanından arıyorum.
I'm calling for help.
Yardım için arıyorum.
"Are you calling me a thief?" "Yes, exactly."
"LGBT communities around the world are calling you a 'hero', and say that you were framed," Al-Sayib explained. "But the law enforcement agencies are all labeling you as a ruthless murderer. Which one are you, Dima?"
A Mr Kimura is calling you.
And the name of the person you're calling, please?
And what prevented you from calling the police immediately?
Are you calling it a night?
Are you calling me a coward?
Are you calling me fat?
As commercial and cultural contacts between East and West developed, Arab and Persian traders began calling on China along the Silk Road in increasing numbers.
Can you hear I'm calling?
Can you stop calling me that?
Didn't you hear me calling?
Don't bother calling security.
Every Christian has the General Calling.
Everybody is calling for sweeping reforms.
For me, being a doctor isn't a job, it's a calling.
He finally found his calling.
He found that teaching was his calling.
He got mad at me for calling him Shorty.
He will be calling on me next month.
Her mother is calling you.
I am calling back my wife.
I am calling my father.
I am calling to make an appointment with you.
I appreciate you calling me.
I can try calling again tomorrow morning.
I considered calling the police.
I could hear someone calling my name on the noisy platform.
I do wish Tom would stop calling me that.