The top U.S. export to China was soybeans.
A.B.D'nin Çin'e ihraç ettiği başlıca ürün soya fasülyesiydi.
Supposedly, his father once betrayed China.
İddia edildiğine göre, bir zamanlar babası Çin'e ihanet etti.
English is studied in China, too.
İngilizce de Çin'de öğreniliyor.
English is also studied in China.
İngilizce de Çin'de öğreniliyor.
Tea was introduced from China.
Çay Çin'den getirildi.
China is a huge country.
Çin büyük bir ülkedir.
China is a large country.
Çin büyük bir ülkedir.
China is a great country.
Çin büyük bir ülkedir.
China is the world's leading producer of rice.
Çin dünyanın önde gelen pirinç üreticisidir.
China is rich in natural resources.
Çin doğal kaynaklar bakımından zengindir.
He wrote a lot of books on China.
Çin hakkında çok sayıda kitap yazdı.
What's your impression of China?
Çin hakkındaki izleniminiz nedir?
China is much larger than Japan.
Çin Japonya'dan çok daha büyüktür.
Which ocean separates China and America?
Çin ve Amerika'yı hangi okyanus ayırır?
China was isolated for hundreds of years.
Çin yüzlerce yıldır soyutlanmıştır.
China is working to modernize its weapons program.
Çin, silah programını modernleştirmek için çalışıyor.
I have another friend in China.
Çin'de başka bir arkadaşım var.
I was born in China.
Çin'de doğdum.
It is estimated that only a few hundred pandas remain, with a small number of them being raised in zoos in China and abroad.
Çin'de ve yurt dışında hayvanat bahçelerinde yetiştirilen birkaç tane ile birlikte, sadece birkaç yüz pandanın kaldığı tahmin edilmektedir.
I came from China.
Çin'den geldim.
I came to Japan from China.
Çin'den Japonya'ya geldim.
I had never seen a panda until I went to China.
Çin'e gidene kadar hiç panda görmemiştim.
The last time I went to China, I visited Shanghai.
Çin'e gittiğim en son zaman, Şangay'ı ziyaret ettim.
Welcome to China!
Çin'e hoş geldiniz!
Two years ago I went to China.
Çin'e iki yıl önce gittim.
I really like China.
Çini gerçekten seviyorum.
Do you like China?
Çin'i seviyor musun?
I like China.
Çin'i seviyorum.
China's desert supports more people than are in Japan.
Çin'in çölünde Japonya'nın tamamında bulunandan daha çok insan var.
The population of China is larger than that of Japan.
Çin'in nüfusu Japonya'dan daha büyüktür.
The population of China is 8 times that of Japan.
Çin'in nüfusu Japonya'nın 8 mislidir.
The population of China is about eight times as large as that of Japan.
Çin'in nüfusu Japonya'nınkinin 8 misli kadardır.
I come from China.
Çinliyim.
I've lived in China for six months.
Altı aydır Çin'de yaşamaktayım.
What would happen if two powerful nations with different languages - such as United States and China - would agree upon the experimental teaching of Esperanto in elementary schools?
Amerika Birleşik Devletleri ve Çin gibi farklı dilleri olan iki güçlü devlet ilköğretim okullarında Esperanto deneysel öğretimi üzerinde anlaşmaya varsalardı ne olurdu?
Americans need a visa to travel to China.
Amerikalıların Çin'e seyahat etmeleri için bir vizeye ihtiyaçları var.
Famous china is on display.
Ünlü çini sergilenmektedir.
China is the largest country in Asia.
Asya'da en büyük ülke Çindir.
All I know is that he came from China.
Bütün bildiklerim, onun Çin'den gelmesidir.
My father is going to China.
Babam Çin'e gidiyor.
My father has gone to China.
Babam Çin'e gitmişti.
My father went to China.
Babam Çin'e gitti.
I suggested to my father that Kumiko study in China.
Babama Kumiko'nun Çin'de çalışmasını önerdim.
I am from China.
Ben Çin'denim.
I went to China two years ago.
Ben iki yıl önce Çin'e gittim.
I can describe China, especially in relation to big cities like Beijing, in one sentence - China is a country whose pace of life is both fast and leisurely.
Ben, özellikle Pekin gibi büyük şehirler ile ilgili olarak Çin'i tek bir cümleyle açıklayabilirim. - Çin, yaşam hızı hem hızlı hem de keyifli bir ülkedir.
I've been in China for less than a month.
Bir aydan kısa bir süre Çin'de oldum.
Many things were brought to Japan from China.
Bir sürü şey Çin'den Japonya'ya getirilmiştir.
This tradition arose in China.
Bu gelenek Çin'de ortaya çıkmıştır.
This book deals with China.
Bu kitap Çinle ilgilidir.
This bird lives neither in Japan nor in China.
Bu kuş, ne Japonya'da, nede Çin'de yaşar.
Are you going to pay a visit to China this fall?
Bu Sonbaharda Çin'i ziyaret edecek misin?
This style of cooking is peculiar to China.
Bu tarz pişirme Çin'e özgüdür.
It's popular in China.
Bu, Çin'de popülerdir.
"Is this Arabic?" "No, it's Uyghur - a language that's spoken in northwestern China."
Bu, Arapça mı? Hayır, Uygurca. Kuzeybatı Çin'de konuşulan bir dil.
Giant pandas live only in China.
Dev pandalar sadece Çin'de yaşarlar.
What area of China do you like the best?
En çok Çin'in hangi bölümünü seversiniz?
Facebook is blocked in China.
Facebook Çin'de yasaktır.
Football was played in China in the second century.
Futbol, ikinci yüzyılda Çin'de oynandı.
The custom originated in China.
Gelenek Çin kökenlidir.
India and China are two BRIC bloc countries.
Hindistan ve Çin, BRİC üyesi iki ülkedir.
Japan and China differ from each other in many ways.
Japonya ve Çin, pek çok yönden birbirinden farklıdır.
Japan launched a new invasion of China in July, 1937.
Japonya, 1937 Temmuz ayında yeni bir Çin işgali başlattı.
Japan's most important opponent was China.
Japonya'nın en önemli rakibi Çin'di.
I plan to make a trip to China during or soon after the winter.
Kışın veya hemen sonrasında Çin'e bir gezi yapmayı planlıyorum.
Shark fin soup is very popular in China.
Köpek balığı süzgeci çorbası Çin'de çok popülerdir.
Paper was first invented in China.
Kağıt ilk kez Çin'de icat edildi.
The Karakoram separates China from Pakistan.
Karakoram Çin'i Pakistan'dan ayırmaktadır.
Communists took power in China in 1949.
Koministler 1949 yılında Çin'de iktidara geldi.
The Queen is to visit China next year.
Kraliçe, önümüzdeki sene Çin'i ziyaret edecek.
After my graduation, I'd like to go to Shanghai, in order to study China's history.
Mezuniyetimden sonra, Çin tarihi okumak için Şangay'a gitmek istiyorum.
The Naxi language is spoken in Southwest China.
Naçi dili, Güneybatı Çin'de konuşulmaktadır.
Why didn't modern technology develop in China?
Neden Çin'de modern teknoloji gelişmedi?
Does he like China?
O Çin'i sever mi?
He's a citizen of China.
O bir Çin vatandaşıdır.
She took two weeks leave and visited China.
O iki hafta izin aldı ve Çin'i ziyaret etti
In the summer of that year, more Japanese troops moved into China.
O yılın yaz aylarında daha fazla Japon askeri Çin'e hareket etti.
He visited China in 1998.
O, 1998 yılında Çin'i ziyaret etti.
He wrote a book in China.
O, Çin'de bir kitap yazdı.
He is an authority on China.
O, Çin'de bir otoritedir.
He wrote a book while in China.
O, Çin'deyken bir kitap yazdı.
He is eager to go to China.
O, Çin'e gitmek için istekli.
He, too, would visit China.
O'da Çin'i ziyaret ederdi.
Are you aware that Okinawa is closer to China than to Honshu?
Okinawa'nın Çin'e Honshu'dan daha yakın olduğunun farkında mısın?
I've been studying in China for ten months.
On aydır Çin'de okumaktayım.
That he grew up in China is well-known.
Onun Çin'de büyüdüğü iyi bilinir.
The priceless china shattered into fragments.
Paha biçilmez porselen parçalara ayrıldı.
Beijing is the capital of China.
Pekin, Çin'in başkentidir.
Poyang Lake is the largest freshwater lake in China.
Poyang Gölü, Çin'in en büyük tatlısu gölüdür.
The qipao is a classic female garment that originated in 17th century China.
Qipao 17.yüzyıl Çin'inde yaratılmış klasik kadın giysisidir.
Of course, I learnt about China from textbooks when I was in Japan, but what I see for myself in China is completely different from what is described in those textbooks.
Tabii ki, ben Japonya'da iken Çin hakkında ders kitaplarından öğrendim, ama benim kendi adıma Çin'de gördüğüm bu ders kitaplarında anlatıldığından tamamen farklıdır.
Tom refuses to buy anything made in China.
Tom Çinde yapılmış bir şeyi almayı reddediyor.
Tom bought some mosquito nets made in China to give to his friends.
Tom arkadaşlarına vermek için Çin'de yapılmış bir miktar cibinlik aldı.
Hopefully, we'll enjoy our China trip.
Umarım, Çin gezimizde eğleniriz.
If your visa expires, you must leave China.
Vizen sona ererse Çin'i terk etmek zorundasın.
"Do you know where this camera was made?" "I think it was made in China, but I'm not sure."
After he bumped into the shelf, the priceless china fell and shattered into fragments.
After six months in China, you will realize that you regret not accepting that pizza before you left.
Aksai Chin is claimed by India, but controlled by China.
As China develops, more and more countries want to have good relations with it.