Türkçe kelime anlamı Hoşlanmayan olan Dislikes kelimesinin kullanıldığı toplam 25 adet cümle bulundu. Dislikes ile ilgili cümleleri ve bu örnek cümlelerin türkçe anlamlarını altında bulabilirsiniz.
My child dislikes the dentist.
Çocuğum diş hekimini sevmez.
You have too many likes and dislikes.
Çok fazla hoşlandığın hoşlanmadığın şeyler var.
You say that you're afraid of being disliked by other people, but you have some people that you dislike yourself, don't you? Arithmetically speaking, there are an equal number of people who you don't like that don't like you back. I'm not saying that if you end your dislike of someone, someone else will stop disliking you as well; it's just that you can't change the fact that if you dislike someone, then someone else dislikes you as well. Your life will go much smoother if you just give up and accept that truth.
Diğer insanlar tarafından nefret edilmekten korktuğunu söylüyorsun fakat bizzat senin de hoşlanmadığın bazı insanlar vardır, değil mi? Rakamsal olarak konuşursak, senin hoşlanmadığın ve senden hoşlanmayan eşit sayıda insan vardır. Birisiyle ilgili nefretinden vazgeçsen, başka biri de senden nefret etmekten vazgeçecektir demiyorum; bu sadece sen birinden nefret edersen, o zaman başka biri de senden nefret eder gerçeğini değiştiremezsin anlamına gelir. Sadece vazgeçip ve o gerçeği kabul edersen hayat çok daha kolay olacaktır.
He is such a bad person that everybody dislikes him.
O kadar kötü birisi ki kimse ondan hoşlanmaz.
She dislikes going to school.
O, okula gitmeyi sevmiyor.
Tom dislikes noisy cities.
Tom gürültülü şehirleri sevmiyor.
Tom dislikes being told what to do.
Tom ne yapacağının söylenmesini sevmiyor.
Tom dislikes going to school.
Tom okula gitmeyi sevmiyor.
Tom dislikes speaking in public.
Tom topluluk önünde konuşmayı sevmiyor.
Tom dislikes the house he's living in.
Tom yaşadığı evi sevmiyor.
A fat man seldom dislikes anybody very hard or for very long.