It's no use crying over spilt milk.
İş işten geçti.
The cow supplies us with milk.
İnek bize süt sağlamaktadır.
Cows provide us with milk.
İnekler bize süt sağlar.
Cows give their calves milk every morning.
İnekler her sabah buzağılarına süt verir.
Cows supply milk.
İnekler süt sağlarlar
Cows give milk.
İnekler süt verirler.
People don't buy milk from this store.
İnsanlar, bu dükkândan süt almaz.
He put milk into his tea and stirred it.
Çayına süt koydu ve onu karıştırdı.
More than 75% of farms raised pigs and milk cows.
Çiftliklerin %75'inden fazlası domuz ve süt ineği yetiştirdi.
I like chocolate milk.
Çikolatalı sütü severim.
Children should drink milk every day.
Çocuklar her gün süt içmeliler.
Will you drink wine instead of milk?
Şarap yerine süt içer misin?
She made her crying baby drink some milk.
Ağlayan bebeğine biraz süt içirdi.
Would you like sugar and milk?
Şeker ve süt ister misiniz?
There was only a little milk left in the bottle.
Şişe içinde kalan sadece bir miktar süt vardı.
There is a little milk left in the bottle.
Şişede biraz süt kaldı.
There is some milk in the bottle.
Şişede biraz süt var.
How much milk is there in the bottle?
Şişede ne kadar süt var?
My mother tasted the milk.
Annem sütün tadına baktı.
You'd better not have drunk all the milk.
Bütün sütü içmesen iyi olurdu.
I have drunk all my milk.
Bütün sütümü içtim.
Every day grandfather and grandmother gave the kitten plenty of milk, and soon the kitten grew nice and plump.
Büyük babam ve büyük annem kedi yavrusuna her gün bir sürü süt verdi ve kısa sürede yavru güzel ve tombul oldu.
I like almond milk.
Badem sütünü severim.
Will you give me a glass of milk?
Bama bir bardak süt verir misin?
Will you give me another glass of milk?
Bana bir bardak daha süt verir misin?
Give me a glass of milk!
Bana bir bardak süt ver!
Give me a glass of milk.
Bana bir bardak süt ver.
Can you get me some milk?
Bana biraz süt alabilir misiniz?
Give me some milk.
Bana biraz süt ver.
Get me a glass of milk.
Bana da bir bardak süt getir.
Give me some milk, too.
Bana da biraz süt ver.
Can you pass me the milk?
Bana sütü uzatır mısın?
The glass is full of milk.
Bardak süt doludur.
The glass is filled with milk.
Bardak sütle doludur.
There is a little milk in the glass.
Bardakta biraz süt vardır.
There isn't any milk in the glass.
Bardakta hiç süt yok.
Some people will not eat fish with milk.
Bazı insanlar sütle balık yemezler.
She had her baby drink some milk.
Bebeğine biraz süt içirdi.
A baby craves its mother's milk.
Bebek annesinin sütüne can atar.
The baby cried for milk.
Bebek süt için ağladı.
The baby is crying for milk.
Bebek, süt için ağlıyor.
I never drink tea with milk.
Ben çayı asla sütle içmem.
I want a quart of milk.
Ben bir litre süt istiyorum.
Can I have some more milk?
Ben biraz daha süt alabilir miyim?
I must buy some milk.
Ben biraz süt almalıyım.
I bought two bottles of milk.
Ben iki şişe süt satın aldım.
When I was little, my grandmother would put out a small bowl of milk specifically for hedgehogs.
Ben küçükken, anneannem özellikle kirpi için küçük bir kase süt koyardı.
I can't drink milk.
Ben süt içemem.
I want to drink milk.
Ben süt içmek istiyorum.
I didn't want milk.
Ben süt istemedim.
Won't you have another glass of milk?
Bir bardak daha süt almaz mısınız?
She drank a glass of milk.
Bir bardak süt içti.
Have a cup of milk. It will do you good.
Bir fincan süt iç, sana iyi gelir.
Would you like a cup of milk?
Bir fincan süt ister misin?
How do you milk a cow?
Bir ineği nasıl sağarsın?
A cow gives us milk.
Bir inek bize süt verir.
May I have some fresh cold milk?
Bir miktar taze soğuk süt alabilir miyim?
He satisfied his hunger with a sandwich and milk.
Bir sandviç ve sütle açlığını giderdi.
Am I allowed a little more milk?
Biraz daha süt alabilir miyim?
I need some bread and milk.
Biraz ekmek ve süte ihtiyacım var.
I bought some cheese and a little milk.
Biraz peynir ve biraz süt aldım.
I have to remember to buy some milk.
Biraz süt almayı hatırlamak zorundayım.
Be sure to pick up some milk.
Biraz süt almayı unutma.
Add a little milk.
Biraz süt ilave et.
I want some milk.
Biraz süt istiyorum.
Do you have some milk?
Biraz sütün var mı?
I need some milk.
Biraz süte ihtiyacım var.
How about some milk?
Biraz süte ne dersin?
I bought a few eggs and a little milk.
Birkaç yumurta ve biraz süt aldım.
We make milk into cheese and butter.
Biz sütten peynir ve tereyağı yaparız.
We make butter from milk.
Biz tereyağını sütten yaparız.
I filled this glass with milk.
Bu bardağı sütle doldurdum.
There's still a little milk left in this glass.
Bu bardakta hâlâ biraz süt kaldı.
Is the milk from this deer really good?
Bu geyiğin sütü gerçekten iyi midir?
This cake contains flour, milk, eggs and sugar.
Bu kek un, süt, yumurta ve şeker içerir.
This cheese is made from goat's milk.
Bu peynir keçi sütünden yapılmış.
This cheese is made from sheep's milk.
Bu peynir koyun sütünden yapılmış.
This milk won't keep till tomorrow.
Bu süt yarına kadar dayanmaz.
This milk tastes sour.
Bu sütün tadı ekşi.
This milk tastes odd.
Bu sütün tadı tuhaf.
I drank a glass of milk this morning.
Bu sabah bir bardak süt içtim.
I was just wondering if maybe there was some more milk in the refrigerator.
Buzdolabında belki biraz daha süt olup olmayacağını merak ediyordum.
There is milk in the fridge.
Buzdolabında süt var.
Do we have milk in the fridge?
Buzdolabında sütümüz var mı?
Sweetheart, we need to go to the supermarket. We ran out of milk.
Canım, süpermarkete gitmemiz lazım. Sütümüz bitmiş.
I have split some milk on my jacket.
Ceketime süt döktüm.
I hear some tribes in eastern Africa live on milk products.
Doğu Afrika'da bazı kabilelerin süt ürünleri ile yaşadığını duydum.
The doctor advised me to drink more milk.
Doktor daha çok süt içmemi tavsiye etti.
He had barely enough money to buy bread and milk.
Ekmek ve süt alacak kadar parası ancak vardı.
Bread and milk are good foods.
Ekmek ve süt iyi yiyeceklerdir.
In ethnic Iranian foods, you can see many products which are made of milk.
Etnik İran gıdalarında, sütten yapılan birçok ürün görebilirsiniz.
There's no milk left.
Hiç süt kalmadı.
There is no milk left.
Hiç süt kalmadı.