My brother is getting a namechange.
The couple named their first child Mark.
Çift ilk çocuklarına Mark adını verdi.
During the opening ceremony, the history of Russia was told through the dreams of a young girl named Lubov, which means "love".
Açılış töreninde Rusya'nın tarihi Lubov adlı genç bir kızın rüyaları vasıtasıyla anlatıldı, bu, "aşk" anlamına geliyor.
The child was named Sophia after her grandmother.
Büyük annesinin anısına hürmeten çocuğa Sophia adı konuldu.
We named him Thomas after his grandfather.
Büyük babasına hürmeten ona Thomas adını koyduk.
I was named Robert by my grandfather.
Büyükbabam tarafından bana Robert adı verildi.
My father named me after his aunt.
Babam bana halasının adını verdi.
I was named after my uncle.
Bana amcamın adı verildi.
There's a person named Mr. Ito who wants to see you.
Bay Ito adında seni görmek isteyen bir kişi var.
A man named Mr. Itoh wants to meet you.
Bay Otah adında bir adam sizinle görüşmek istiyor.
The baby was named John after his uncle.
Bebeğe amcasının anısına hürmeten John adı verildi.
The baby was named Ichiro after his uncle.
Bebeğe amcasının Ichiro adı verildi.
The baby was named Alfred after his grandfather.
Bebeğe büyük babasının anısına hürmeten Alfred adı verildi.
The baby was named Peter after his grandfather.
Bebeğe büyük babasının anısına hürmeten Peter adı verildi.
The baby was named Richard after his grandfather.
Bebeğe büyük babasının anısına hürmeten Richard adı verildi.
I met a tall man named Ken.
Ben Ken adlı uzun boylu bir adamla tanıştım.
I once knew somebody named Tom, but that was a long time ago.
Bir zamanlar Tom diye birini tanırdım; ama bu çok uzun zaman önceydi.
We named the dog Pochi.
Biz köpeğe Pochi adını verdik.
We named the cat Mimi.
Biz kediye Mimi adını verdik.
This building was named after him.
Bu binaya onun adı verildi.
I don't know who named this dog Pochi.
Bu köpeğe Pochi adını kimin koyduğunu bilmiyorum.
A man named Carlos came to a mountain village looking for that old man.
Carlos adında bir adam o yaşlı adamı arayarak bir dağ köyüne geldi.
I watched the film named "Texas Chainsaw Massacre" with my girlfriend yesterday. She was very afraid.
Dün kız arkadaşımla birlikte "Teksas Motorlu testere Katliamı" adında bir film izledim. O çok korktu.
The world's first Ferris wheel was built in Chicago. It was named after its contructor, George Washington Gale Ferris, Jr.
Dünyanın ilk dönme dolabı Şikago'da yapıldı. Ona yapımcısının adı verildi, George Washington Gale Ferris, Jr.
She was named Elizabeth after her aunt.
Elizabeth'e halasının adı verildi.
My brother named his cat Hanako.
Erkek kardeşim kendi kedisine "Hanako" adını verdi.
They named the ship the Mayflower.
Gemiye Mayflower adını verdiler.
A man named George was staying at a hotel.
George adında bir adam bir otelde kalıyordu.
He was named Horatio after his uncle.
Horatio'ya amcasının adı verildi.
They named the dog Shiro.
Köpeğe Shiro adını verdiler.
We named the dog Tim.
Köpeğe Tim adını verdik.
A girl named Kate came to see you.
Kate adında bir kız seni görmeye geldi.
She was named Kate after her mother.
Kate'e annesinin adı verildi.
I named the kitten Tama.
Kedi yavrusuna Tama adını verdim.
Kemal Tahir narrates the occupation days of Istanbul in 1920s in his book named "The People Of The Slave City"
Kemal Tahir "Esir Şehrin İnsanları" isimli kitabında İstanbul'un 1920'li yıllardaki işgal günlerini anlatır.
He named his son John after his own father.
Kendi babasının anısına hürmeten oğluna John adını verdi.
Tom was named the head of the organization after the director retired.
Müdür emekli olduktan sonra Tom kuruluşun başına tayin edildi.
Mary named the baby after her grandmother.
Mary çocuğa büyük annesinin adını verdi.
Mick named the baby Richard.
Mick bebeğe Richard adını verdi.
Mike named his dog Spike.
Mike köpeğine Spike adını verdi.
A person named Miller wants to see you.
Miller adında bir kişi sizi görmek istiyor.
He named his puppy Pooch.
O, eniğine Pooch adını verdi.
He named his dog Popeye.
O, köpeğine Popeye adını verdi.
He named his son James.
O, oğluna James adını verdi.
She named him Charles.
O, ona Charles adını verdi.
He named his son Robert after his own father.
Oğlu Robert'a kendi babasının adını verdi.
We named my son after my grandfather.
Oğluma büyük babamın adını verdik.
He is named Jim after his uncle.
Ona amcasının anısına Jim adı konuldu.
He was named after his grandfather.
Ona büyük babasının adı verildi.
She was named after her grandmother.
Ona büyükannesinin adı verildi.
He was named Robert after his father.
Ona babasının adı Robert ismi verildi.
He must have been named after his grandfather.
Ona dedesinin ismini vermiş olmalılar.
They named her Jane.
Ona Jane adını verdiler.
He was named after the king.
Ona kralın adı verildi.
They named their child Thomas.
Onlar çocuklarına Thomas adını verdiler.
They named their baby Jane.
Onlar bebeğe Jane adını verdiler.
They named their daughter Helen.
Onlar kızlarına Helen adını verdiler.
They named their dog Lucky.
Onlar köpeklerine Lucky adını verdiler.
They named their cats Tom and Jerry.
Onlar kedilerine Tom ve Jerry adını verdiler.
They arrested a man named Lee Harvey Oswald.
Onlar Lee Harvey Oswald adında bir adamı tutukladı.
They named their son John.
Onlar oğullarına John adını verdiler.
Their boy was named Edward.
Onların çocuklarına Edward adı verildi.
A person named Ono has dropped by to see you.
Ono adında bir kişi seni görmek için uğradı.
His dog was named Popeye by him.
Onun köpeğine onun tarafından Popeye adı verildi.
She has a daughter named Mary.
Onun Mary adlı bir kızı var.
He had a son named Qian.
Onun Qian adında bir oğlu vardı.
Pluto is not alone. It has a friend named Charon.
Pluto yalnız değil. Onun Charon adında bir arkadaşı var.
A person named Sato came to visit while you were out.
Sen dışarıdayken Sato isimli biri seni ziyarete geldi.
A man named Slim was killed in that accident.
Slim adında bir adam o kazada öldürüldü.
We named our only son Tom after my grandfather.
Tek oğlum Tom'a büyük babamın ismini verdik.
Thomas was named after his father.
Thomas'a babasının adı verildi.
I have a black dog named Tiki.
Tiki adında siyah bir köpeğim var.
How many other guys named Tom do you know?
Tom adında başka kaç tane adam tanıyorsun?
Do you remember a guy named Tom?
Tom adında bir adamı hatırlıyor musun?
I have a friend named Tom.
Tom adında bir arkadaşım var.
I don't have a son named Tom.
Tom adında bir oğlum yok.
Tom told me he didn't know anybody named Mary.
Tom bana Mary adında hiç kimseyi tanımadığını söyledi.
I don't remember anyone named Tom.
Tom denilen birini hatırlamıyorum.
Tom is apparently dating a girl named Mary.
Tom görünüşte Mary adlı bir kızla çıkıyor.
Tom named his dog Rex.
Tom köpeğine Rex adını verdi.
Tom knows a girl named Mary.
Tom Mary adında bir kız tanıyor.
Tom got a call from someone named Mary.
Tom Mary adında birinden bir çağrı aldı.
Tom named his son John.
Tom oğluna John adını verdi.
Tom named his squirrel Hazelnut, because it likes hazelnuts.
Tom sincabına Fındık adını verdi, çünkü fındığı seviyor.
Tom named his boat after his girlfriend, but then she left him.
Tom teknesine kız arkadaşının adını verdi ama sonra o onu terk etti.
Tom and Mary named their baby John.
Tom ve Mary bebeklerine John ismini verdiler.
Tom and Mary named their daughter Alice.
Tom ve Mary kızlarına Alice adını verdiler.
I don't know anybody named Tom.
Tom'a adını veren birini tanımıyorum.
I can't believe Tom named his kid after you.
Tom'un çocuğuna senin adını koyduğuna inanamıyorum.
Tom has a pet monkey named Coconut.
Tom'un Coconut adında evcil bir maymunu var.
Tom had a girlfriend named Mary.
Tom'un Mary adında bir kız arkadaşı vardı.
Tom has a sister named Mary.
Tom'un Mary adında bir kız kardeşi var.
Tom has a daughter named Mary.
Tom'un Mary adında bir kızı var.