At last, he realized his error.
En sonunda hatasını anladı.
He has not realized his mistakes yet.
Hatalarını henüz fark etmedi.
I never realized you were interested in Japanese art.
Japon sanatı ile ilgilendiğini hiç farketmemiştim.
The confused travelers realized they were headed toward the wrong town.
Kafaları karışmış gezginler yanlış şehre doğru yöneldiklerini fark ettiler.
I realized I couldn't win.
Kazanamıyacağımın farkına vardım.
He has not realized his own mistake.
Kendi hatasını fark etmedi.
It was not until Lucy left me that I realized how much I loved her.
Lucy beni terkedinceye kadar onu ne kadar çok sevdiğimi farketmedim.
He finally realized that Mary had made a fool of him.
Mary'nin onu aldattığını sonunda fark etti.
I realized how rare happy people were.
Mutlu insanların ne kadar nadir olduğunu fark ettim.
I realized what was happening.
Ne olduğunu fark ettim.
I know you think you understood what you thought I said, but I'm not sure you realized that what you heard is not what I meant.
Ne söylediğimi sandığını anladığını düşündüğünü biliyorum fakat duyduğunun benim demek istediğimin olmadığını anladığından emin değilim.
He realized a large sum by the sale of the plantation.
O ekili alanın satışını büyük miktarda gerçekleştirdi.
She realized that she had better tell the truth.
O gerçeği söylemenin daha iyi olacağını fark etti.
She realized her ambition to become a great scientist.
O, onun büyük bir bilim adamı olma hırsını anladı.
He realized Paul had stood him up.
O, Paul'ün onu ağaç ettiğini fark etti.
His wish was realized at last.
Onun dileği sonunda farkedildi.
It was only yesterday that I realized what she really meant.
Onun gerçekten ne demek istediğini anladığımda sadece dündü.
I realized that what I had chosen didn't really interest me.
Seçtiğim şeyin beni ilgilendirmediğini anladım.
I never realized how much I'd miss you.
Seni ne kadar özleyeceğimi asla fark etmedim.
He finally realized that he was wrong.
Sonunda hatalı olduğunu fark etti.
At last, he realized his mistakes.
Sonunda, hatalarını fark etti.
I should've realized what the problem was.
Sorunun ne olduğunu anlamalıydım.
He realized the magnitude of his crime.
Suçunun büyüklüğünü anladı.
Tom quickly realized that he was different from the other children.
Tom çabucak diğer çocuklardan farklı olduğunu fark etti.
Tom realized he'd forgotten to pay, so he walked back into the restaurant.
Tom ödemeyi unuttuğunu fark etti, bu yüzden restorana geri gitti.
Tom suddenly realized that Mary wasn't in the room anymore.
Tom aniden Mary'nin artık odada olmadığını fark etti.
Tom suddenly realized he was in danger.
Tom aniden tehlikede olduğunu farketti.
Tom suddenly realized that something strange was happening.
Tom aniden tuhaf bir şey olduğunu fark etti.
Tom suddenly realized he wasn't alone.
Tom aniden yalnız olmadığını fark etti.
Tom never realized there were so many women working at his company.
Tom şirketinde çalışan çok sayıda kadın olduğunu asla fark etmedi.
Tom realized he could be making a big mistake.
Tom büyük bir hata yapabileceğini fark etti.
Tom realized something.
Tom bir şey fark etti.
Tom realized something was very wrong.
Tom bir şeyin çok yanlış olduğunu fark etti.
Tom realized something wasn't right.
Tom bir şeyin doğru olmadığını fark etti.
Tom realized something was wrong.
Tom bir şeyin yanlış olduğunu fark etti.
Tom realized that he had made a mistake.
Tom bir hata yaptığını fark etti.
Tom suddenly realized something was wrong.
Tom birden bir şeyin yanlış olduğunu farketti.
Tom realized that he had lost his wallet.
Tom cüzdanını kaybettiğini fark etti.
Tom realized that he might need more money.
Tom daha çok paraya ihtiyacı olabileceğini fark etti.
Tom had never realized how attractive Mary was before.
Tom daha önce Mary'nin ne kadar çekici olduğunu hiç fark etmedi.
Tom realized right away that he should have worn a heavier coat.
Tom daha kalın bir palto giymesi gerektiğini hemen fark etti.
Tom realized that he wasn't as smart as the other kids.
Tom diğer çocuklar kadar akıllı olmadığını fark etti.
Tom realized that he wasn't the same as the other kids.
Tom diğer çocuklarla aynı olmadığını fark etti.
Tom looked at the price tag and realized he didn't have enough money.
Tom fiyat etiketine baktı yeterli parası olmadığının farkına vardı.
Tom realized that he might late.
Tom geç kalabileceğini fark etti.
Tom realized it was time to go.
Tom gitme zamanı olduğunu fark etti.
Tom quickly realized his error.
Tom hızla hatasını fark etti.
Tom realized he was wrong.
Tom hatalı olduğunu fark etti.
Tom realized that it would be better if he left right away.
Tom hemen giderse daha iyi olacağını fark etti.
Tom realized that he hadn't paid the bill, so he went back into the restaurant.
Tom hesabı ödemediğini fark etti, bu yüzden restorana geri döndü.
Tom realized that he couldn't play tennis as well as Mary.
Tom Mary kadar iyi tenis oynayamadığını fark etti.
Tom realized Mary was very confused.
Tom Mary'nin çok kafası karışmış olduğunu fark etti.
Tom realized that Mary might be hungry.
Tom Mary'nin aç olabileceğini fark etti.
Tom laughed before he realized Mary wasn't joking.
Tom Mary'nin şaka yapmadığını fark etmeden önce güldü.
Tom realized Mary was up to something.
Tom Mary'nin bir şeye keyifli olduğunu fark etti.
Tom realized that Mary might be a little upset.
Tom Mary'nin biraz üzgün olabileceğini fark etti.
Tom realized that Mary wasn't happy in Boston.
Tom Mary'nin Boston'da mutlu olmadığını fark etti.
Tom realized Mary was serious.
Tom Mary'nin ciddi olduğunu açıkladı.
Tom realized that Mary wasn't paying attention.
Tom Mary'nin dikkat etmediğini fark etti.
Tom realized Mary wasn't listening.
Tom Mary'nin dinlemediğini fark etti.
Tom stopped knocking on the door as soon as he realized Mary wasn't home.
Tom Mary'nin evde olmadığını farkeder etmez kapıyı çalmaktan vazgeçti.
Tom realized Mary was right.
Tom Mary'nin haklı olduğunu fark etti.
Tom realized Mary was deliberately avoiding him.
Tom Mary'nin kendisinden kasten kaçındığını fark etti.
Tom realized Mary was staring at him.
Tom Mary'nin kendisine baktığını fark etti.
Tom realized that Mary might not like him so much.
Tom Mary'nin kendisini çok sevmeyebileceğini fark etti.
Tom realized that Mary didn't really like him very much.
Tom Mary'nin kendisini gerçekten çok sevmediğini fark etti.
Tom was surprised when he realized Mary liked him.
Tom Mary'nin kendisini sevdiğini fark ettiğinde şaşırdı.
Tom realized Mary was expecting him to laugh, so he started laughing.
Tom Mary'nin kendisinin gülmesini beklediğini fark etti, bu yüzden gülmeye başladı.
Tom realized that Mary wasn't paying attention to what he was saying.
Tom Mary'nin kendisinin söylediklerine dikkat etmediğini fark etti.
Tom realized that Mary might be busy.
Tom Mary'nin meşgul olabileceğini fark etti.
Tom realized Mary was probably getting hungry.
Tom Mary'nin muhtemelen acıktığını fark etti.
Tom realized Mary was probably sleepy.
Tom Mary'nin muhtemelen uykulu olduğunu fark etti.
Tom realized Mary was unhappy.
Tom Mary'nin mutsuz olduğunu fark etti.
Tom realized what Mary was doing.
Tom Mary'nin ne yaptığını fark etti.
Tom smiled when he realized Mary was about to kiss him.
Tom Mary'nin onu öpmek üzere olduğunu farkettiğinde gülümsedi.
Tom realized that what Mary said wasn't true.
Tom Mary'nin söylediklerinin doğru olmadığını fark etti.
Tom realized that Mary might be tired.
Tom Mary'nin yorgun olabileceğini fark etti.
Tom realized Mary was tired.
Tom Mary'nin yorgun olduğunu fark etti.
Tom realized what was happening.
Tom neler olduğunu fark etti.
By the time Tom realized what was going on, the police had already arrested Mary.
Tom neler olduğunu farketmeden önce, Polis zaten Mary'yi tutuklamıştı.
Tom realized that was a very bad idea.
Tom onun çok kötü bir fikir olduğunu fark etti.
Tom realized that could be a problem.
Tom onun bir sorun olabileceğini fark etti.
Tom realized that he was drowning.
Tom onun boğulduğunu fark etti.
Tom realized he had no choice.
Tom seçeneği olmadığını fark etti.
Tom finally realized there was something wrong.
Tom sonunda yanlış bir şey olduğunu fark etti.
Tom realized the problem.
Tom sorunun farkına vardı.
Tom realized that he might be in danger.
Tom tehlikede olabileceğini fark etti.
Tom realized there was no toilet paper.
Tom tuvalet kağıdı olmadığını fark etti.
Tom and Mary suddenly realized they weren't alone.
Tom ve Mary birdenbire yalnız olmadıklarını fark ettiler.
Tom and Mary realized that they weren't really compatible.
Tom ve Mary gerçekten uyumlu olmadıklarını fark ettiler.
Tom soon realized the seriousness of his error.
Tom yakında hatasının ciddiyetini fark etti.
Tom realized he wasn't alone.
Tom yalnız olmadığını fark etti.