I cannot start till six o'clock.
06:00 ya kadar başlayamam.
I've opened many Facebook and Twitter accounts since 2008. I now have six Facebook accounts and fifteen Twitter accounts.
2008'den beri bir sürü Facebook ve Twitter hesapları açtım. Şimdi altı Facebook hesabım ve on beş Twitter hesabım var.
I finished my work at six o'clock.
İşim saat altıda bitti.
Happy hour is from six until eight.
İndirimli içki saati, saat altıdan sekize kadardır.
It's been six years since I started to study English.
İngilizce çalışmaya başlayalı altı yıl oldu.
The city isn't the one I left six years ago.
Şehir, benim altı yıl önce bıraktığım şehir değil.
There are six sentences in Mongolian in Tatoeba for now.
Şimdilik Tatoeba'da Moğolca altı cümle var.
One-third of the six members were women.
Altı üyenin üçte biri kadındı.
I gave up smoking six months ago.
Altı ay önce sigara içmeyi bıraktım.
I've lived in China for six months.
Altı aydır Çin'de yaşamaktayım.
He boasts that he can speak six languages.
Altı dil konuşabilmekle böbürlenir.
It's going to be six dollars because it's international.
Altı dolar olacak, çünkü o uluslararasıdır.
I need a room for six nights.
Altı gece için bir odaya ihtiyacım var.
He received more than six million votes.
Altı milyondan daha fazla oy aldı.
I wear size six gloves.
Altı numara eldiven giyerim.
He broke six windows one after another.
Altı pencereyi birbiri ardına kırdı.
After six hours' climbing, we finally succeeded in reaching the top of the mountain.
Altı saatlik tırmanıştan sonra, nihayet dağın zirvesine ulaşmayı başardık.
You should start between six and seven.
Altı ve yedi arasında başlamalısın.
We have lived in Osaka six years.
Altı yıl Osaka'da yaşadık.
He was re-elected six years later.
Altı yıl sonra yeniden seçildi.
I have been studying English for six years now.
Altı yıldır İngilizce çalışıyorum.
At the age of six he had learned to use the typewriter and told the teacher that he did not need to learn to write by hand.
Altı yaşında o, daktiloyu kullanmayı öğrendi ve öğretmenine el ile yazmayı öğrenmesine gerek kalmadığını söyledi.
I expect her back by six o'clock.
Altıya kadar döneceğini umuyorum.
My mother gets up at six every morning.
Annem her sabah altıda kalkar.
I'd like three twenties, six fives, and the rest in ones.
Üç yirmilik, altı beşlik ve gerisini birlik istiyorum.
The huge explosion killed six people.
Büyük patlamada altı kişi öldü.
When we started out, we only had six employees.
Başladığımızda, sadece altı çalışanımız vardı.
My father set the alarm for six o'clock.
Babam alarmı altıya kurdu.
You see, I've got only these two castles, one hundred hectares of land, six cars, four hundreds heads of cattle and twenty racer horses...
Bakın, benim sahip olduklarım sadece bu iki kale, yüz hektar arazi, altı araba, dört yüz baş sığır ve yirmi koşu atı...
The bar is open until six in the morning.
Bar sabah altıya kadar açık.
I am six feet tall.
Ben altı fit boyundayım.
I haven't eaten anything in six days.
Ben altı gün bir şey yemedim.
I missed school for six days.
Ben altı gün okulu kaçırdım.
I learned how to ride a bike when I was six years old.
Ben altı yaşındayken bisikletin nasıl sürüleceğini öğrendim..
I watched TV at six last night.
Ben dün akşam altıda TV izledim.
She's six years older than I am.
Benden altı yaş daha büyüktür.
Wake me up at six please.
Beni saat altıda uyandır lütfen.
My airport shuttle bus leaves at six o'clock.
Benim havaalanı servis otobüsü, saat altıda hareket eder.
I have six mouths to feed.
Besleyecek altı nüfusum var.
We've got six children, you know.
Biliyorsun, altı çocuğumuz var.
A hexagon has six sides.
Bir altıgenin altı yanı var.
We have six lessons a day.
Bir günde altı dersimiz var.
A monarch had six sons.
Bir padişahın altı oğlu varmış.
Most guitars have six strings.
Birçok gitarın altı teli var.
We have supper at six every evening.
Biz her akşam 6:00'da akşam yemeğini yeriz.
This house has six rooms.
Bu evin altı odası var.
Take this medicine every six hours.
Bu ilacı her altı saatte bir al.
I tried to get up at six this morning.
Bu sabah altıda kalkmaya çalıştım.
I got up at six this morning.
Bu sabah altıda kalktım.
I have been working since six this morning.
Bu sabah altıdan beri çalışıyorum.
It will be ready by six this evening.
Bu sabah altıya kadar hazır olacak.
This boat has six oars.
Bu teknenin altı küreği vardır.
Tom can't leave work today until six o'clock.
Bugün altıya kadar Tom işinden ayrılamaz.
We arrived here at six yesterday evening.
Buraya dün akşam altıda geldik.
Although CFIT accounted for just over a third of crashes in the past six years, it caused 53% of the deaths.
CFIT son altı yıldır çarpışmaların sadece üçte birinin üzerinde olduğunu açıklamasına rağmen ölümlerin %53'üne sebep oldu.
The delegates voted six times.
Delegeler, altı kez oy kullandı.
If three workers dig two channels in four days, in how many days will six workers dig four channels?
Eğer üç işçi dört günde iki kanal kazıyorsa
At most, Henry has only six dollars.
En çok, Henry'nin sadece altı doları var.
There were six children in the Evans family.
Evans ailesinde altı çocuk vardı.
There were six people at the concert last week.
Geçen hafta konserde altı kişi vardı.
The parade included six marching bands.
Geçit töreni altı tane bando içeriyordu.
I usually get home by six o'clock.
Genellikle saat 06:00 ya kadar eve varırım.
As a rule I get up at six o'clock, but yesterday morning I got up at eight.
Genellikle saat altıda kalkarım, fakat dün sabah sekizde kalktım.
I usually wake up at six o'clock.
Genellikle saat altıda kalkarım.
The admission costs six euros but on Sundays it's free.
Giriş ücreti 6 £ ama Pazar günleri ücretsiz.
The group is made up of six members.
Gurup altı üyeden oluşur.
A fast walker can walk six kilometers in an hour.
Hızlı bir yürüyücü bir saat içinde altı kilometre yürüyebilir.
If you start at once, you'll arrive by six o'clock.
Hemen yola çıkarsan saat altıya kadar varırsın.
I meet him once every six months.
Her altı ayda bir onunla görüşürüm.
I meet with him once every six months.
Her altı ayda bir onunla görüşürüz.
I took my temperature every six hours.
Her altı saatte ateşimi ölçtüm.
I have to take two pills every six hours.
Her altı saatte iki hap almalıyım.
I wake him at six every morning.
Her gün sabah saat altıda onu uyandırırım.
They wake up at six every morning.
Her sabah altıda kalkarlar.
I make it a rule to get up at six every morning.
Her sabah altıda kalkmayı prensip edinirim.
I get up at six every morning.
Her sabah saat altıda kalkarım.
He had worked for the law firm for six years.
Hukuk bürosunda altı yıl çalışmıştı.
Jack has been living in New York for six years.
Jack altı yıldır New York'ta yaşıyor.
There were six sheep in the field.
Kırsalda altı koyun vardı.
The bridge must be built in six months.
Köprü altı ay içinde inşa edilmeli.
Cut the melon into six equal pieces.
Kavunu altı eşit parçaya böl.
The rent is paid for six months.
Kira altı aylık ödenir.
You must come every six months for a check-up.
Kontrol için her altı ayda bir gelmelisin.
There are six apples in the box.
Kutuda altı elma var.
Please pick me up at the hotel at six o'clock.
Lütfen saat altıda beni otelden alın.
Please wake me up at six tomorrow.
Lütfen yarın saat 6'da beni uyandır.
Please remember to wake me up at six tomorrow morning.
Lütfen yarın sabah altıda beni uyandırmayı ihmal etme.
I get up at six almost every day.
Neredeyse her gün saat altıda kalkarım.
She is senior to me by six years.
O bana göre altı yıl kıdemli.
He has a dog and six cats.
O bir köpeğe ve altı kediye sahiptir.
She has a dog and six cats.
O bir köpeğe ve altı kediye sahiptir.
She comes home at about six as a rule.
O bir kural olarak yaklaşık altıda eve gelir.
There are six people including him.
O dahil altı kişi var.