Türkçe kelime anlamı Burkulan olan Sprained kelimesinin kullanıldığı toplam 17 adet cümle bulundu. Sprained ile ilgili cümleleri ve bu örnek cümlelerin türkçe anlamlarını altında bulabilirsiniz.
You sprained your ankle.
Bileğini burktun.
He sprained his ankle trying to jump off this wall. What a fool he is!
Bu duvarın üstünden geçmeye çalışırken bileğini burktu. O ne kadar aptal!
A sprained ankle disabled him from walking for a month.
Burkulmuş bir ayak bileği onu bir ay yürümekten alıkoydu.
He sprained his ankle.
O, ayak bileğini burktu.
Tom sprained his ankle.
Tom ayak bileği burktu.
Tom tripped and sprained his ankle.
Tom'un ayağı takıldı ve ayak bileği burkuldu.
I sprained my finger while playing volleyball.
Voleybol oynarken parmağımı incittim.
"You've sprained your ankle and can't walk can you?" "No, I'm fine! I can move forward at a crawl!"
Akagi sprained an ankle during practice so before the game he taped it up until it was stiff as a board.
He sprained his knee during a volleyball match.
I could have won the race if I hadn't sprained my ankle.