"If you're not happy with your purchase, you can return it at any time." "Could I get that in writing?"
"Alışverişinizden mutlu değilseniz, istediğiniz zaman iade edebilirsiniz." "Bu sözü yazılı olarak alabilir miyim?"
Writing good English needs a lot of practice.
İyi İngilizce yazma, çok fazla pratik gerektirir.
I finished writing the letter by noon.
Öğleye kadar mektubu yazmayı bitirdim.
He suddenly started writing a letter to his mother.
Aniden annesine bir mektup yazmaya başladı.
Ann has just finished writing her report.
Ann raporunu yazmayı az önce bitirdi.
My mother is writing a letter now.
Annem şimdi bir mektup yazıyor.
My mother hates writing letters.
Annem mektuplar yazmaktan nefret eder.
I have to finish writing the book I'm working on.
Üzerinde çalıştığım kitabı yazmayı bitirmek zorundayım.
He is very busy writing to his friends.
Arkadaşlarına yazmakla çok meşgul.
Are you writing the proverbs?
Atasözlerini yazıyor musun?
I'm writing a letter to Tom now.
Şu an Tom'a bir mektup yazıyorum.
I'm now writing a letter to my Chinese teacher, but in English.
Şu anda Çince öğretmenime bir mektup yazıyorum fakat İngilizce.
I'm now writing a letter to my Chinese teacher.
Şu anda Çince öğretmenime bir mektup yazıyorum.
I have been writing letters all day long.
Bütün gün boyunca mektuplar yazıyorum.
I've been up all night writing.
Bütün gece yatmayıp yazı yazdım.
I have been writing letters all morning.
Bütün sabah mektuplar yazıyorum.
I had been writing letters all that morning.
Bütün sabah mektupları yazıyordum.
Father is busy writing letters.
Baba mektupları yazmakla meşgul.
I am writing a letter.
Ben bir mektup yazıyorum.
I'm writing a letter.
Ben bir mektup yazıyorum.
I also like writing.
Ben de yazmayı seviyorum.
When I have finished writing the letter, I will take you to the lake about two miles beyond the hill.
Ben mektubu yazmayı bitirdiğimde, seni yaklaşık olarak tepenin iki mil ötesindeki göle götüreceğim.
My hobby is writing stories.
Benim hobim hikayeler yazmaktır.
When writing for a German newspaper, every few sentences you should replace some grammatical case with a dative, or a noun with its English translation, to make your article linguistically more interesting.
Bir Alman gazetesi için yazarken bazı gramer halini datif haliyle değiştirmen gereken her birkaç cümle ya da İngilizce çevirisi ile değiştirmen gereken bir isim dilsel olarak makaleni daha ilginç yapacaktır.
I am writing an article.
Bir makale yazıyorum.
Are you writing a letter?
Bir mektup yazıyor musunuz?
Are they writing a letter?
Bir mektup yazıyorlar mı?
I'm writing a letter.
Bir mektup yazıyorum.
I am not writing a letter.
Bir mektup yazmıyorum.
I finished writing a letter.
Bir mektup yazmayı bitirdim.
I am writing a novel.
Bir roman yazıyorum.
I tried writing a novel.
Bir roman yazmaya çalıştım.
I am writing an SMS.
Bir SMS yazıyorum.
I have been writing this manuscript for a year.
Bir yıldır bu taslağı yazıyorum.
A writer is somebody for whom writing is more difficult than it is for other people.
Bir yazar, yazmanın, kendisi için, başkaları için olduğundan daha zor olan birisidir.
I need some writing paper.
Biraz yazı kağıdına ihtiyacım var.
I didn't see anyone writing.
Birini yazarken görmedim.
Your writing is good except for a few mistakes.
Birkaç hata dışında yazınız iyi.
This initiative strives to promote writing in Occitan.
Bu girişim, Oksitanca yazmaya teşvik etmek için çaba göstermektedir.
I'm writing this letter to Tom.
Bu mektubu Tom'a yazıyorum.
Can this be his writing?
Bu onun yazısı olabilir mi?
I've got two hours to finish writing this report.
Bu raporu yazmayı bitirmek için iki saatim var.
I have put off writing to him till today.
Bugüne kadar ona yazmayı erteledim.
Knowing this is the last time I'll be writing to you is very sad.
Bunun sana son kez yazıyor olacağımı bilmek çok üzücü.
Do you spend much time writing email?
Eposta yazarken çok zaman harcar mısın?
You should put your ideas in writing.
Fikirlerini yazmalısın.
Photography is writing with light.
Fotoğrafçılık ışık ile yazı yazmaktır.
I'm writing a song in French.
Fransızca bir şarkı yazıyorum.
You really should get this agreement down in writing.
Gerçekten bu anlaşmayı yazılı olarak kayıt altına almanız gerekir.
I am writing articles about strikes.
Grevler hakkında makaleler yazıyorum.
Writing news stories is his job.
Haber hikayeleri yazma onun işidir.
When you decide which plan you want, please notify us in writing.
Hangi planı istediğine karar verdiğin zaman , yazılı olarak bizi bilgilendir.
Hemingway had a poor writing style.
Hemingway'in kötü bir yazma stili vardı.
The Japanese writing system is very complicated, it has three alphabets with more than two thousand characters.
japon yazım düzeni çok karmaşıktır, iki binden fazla karakteri olan üç tane alfabe vardır.
Is Jimmy writing a letter?
Jimmy bir mektup yazıyor mu?
I have been busy writing a short story.
Kısa bir hikaye yazmakla meşgulüm.
He tried writing a short story.
Kısa bir hikaye yazmaya çalıştı.
I'm writing a letter to my daughter.
Kızıma bir mektup yazıyorum.
I know you're writing a book.
Kitap yazdığını biliyorum.
Have you finished writing your composition?
Kompozisyonunu yazmayı bitirdin mi?
Speaking and writing are different.
Konuşma ve yazma farklıdırlar.
I need to finish writing my speech.
Konuşmamı yazmayı bitirmeliyim.
The art of recognizing matsutake mushrooms became my passion, culminating in my writing a book on it.
Matsutake mantarlarını tanıma sanatı benim tutkum oldu, bu tutku ona dair bir kitap yazmamla sonuçlandı. .
I've finished writing the letter.
Mektubu yazmayı bitirdim.
When did you finish writing the letter?
Mektubu yazmayı ne zaman bitirdin?
I've just finished writing a letter.
Mektup yazmayı henüz bitirdim.
Have you finished writing the letter yet?
Mektup yazmayı henüz bitirdiniz mi?
I should probably be writing this down.
Muhtemelen bunu yazmalıyım.
What're you writing?
Ne yazıyorsun?
What are you writing?
Ne yazıyorsunuz?
When did you finish writing the report?
Ne zaman raporu yazmayı bitirdin?
Why am I writing this SMS?
Neden ben bu mesajı yazıyorum?
He's writing a book now.
O şimdi bir kitap yazıyor.
He is writing to some friends of his.
O bazı arkadaşlarına yazıyor.
He is writing a book.
O bir kitap yazıyor.
He is busy writing a letter.
O bir mektup yazmakla meşgul.
He has been writing a letter.
O bir mektup yazmaktadır.
He had been writing a letter.
O bir mektup yazmaktaydı.
He is writing a novel.
O bir roman yazıyor.
He is also writing a book.
O da bir kitap yazıyor.
When he came, I was writing a letter.
O geldiğinde, ben bir mektup yazıyordum.
He's writing.
O yazıyor.
He earns his living by writing.
O yazarak hayatını kazanır.
While she is writing, her dad will supervise.
O yazarken, babası denetleyecek.
Although he was writing carefully, he had many mistakes in his writing task.
O, çok dikkatli yazmasına rağmen, yazma ödevinde çok sayıda hataları vardı.
She really likes writing poems.
O, şiir yazmayı gerçekten sever.
She is writing a letter now.
O, şimdi bir mektup yazıyor.
He will be writing a letter.
O, bir mektup yazıyor olacak.
He has spent three years writing this novel.
O, bu romanı yazarken üç yıl harcadı.
He has been writing poems since this morning.
O, bu sabahtan beri şiirler yazıyor.
She spent a lot of time writing her essay.
O, denemesini yazarak çok zaman harcadı.
She kept on writing stories about animals.
O, hayvanlar hakkında hikayeler yazmaya devam etti.
He kept on writing stories about animals.
O, hayvanlar hakkında hikayeler yazmaya devam etti.